Header Ads

2015/07/05 Çorlu - Değirmenköy Barajı - Çanta (Karaköy Tepe)





image

Çorlu Belediyesi sorumluluk alanından Karayolları sorumluluk alanına girdiğim gibi refleks olarak hemen maşayı kilitledim. Tabi Karayollarında da belli riskler var ama eminin olun Çorlu şehir içinde tümsekler, çukurlar ve bir dolu sürpriz ile karşılaşma ihtimaliniz daha yüksek.

image

Bir süre pek çok mükevvenatın büyük bir keyifle dolap beygiri gibi ring servisi yaptığı bana soracak olursanız derece sıkıcı Çorlu-Seymen arasındaki asfalt yolda bir süre devam etmek zorundaydım.

image

Daha sonra havaalanı sapağından dönerek havaalanına geldim. Burada Havaalanı girişine gelmeden sağa doğru giden yoldan devam ettim.

image

Araziye çıktığım için değil Çorlu Belediyesi’nin Eseçe piknik alanına giden yolu yapamadığı için maşayı açma gereği duydum.

image

Zaten bir süre sonra yol stabilize oluyor. Araç geçişleri sık olduğu için toz toprak altında kalmamak için rüzgârın yönüne hesap ederek yolun solundan ya da sağından geçmeniz menfaatinize olur.

image

Sayın Hırsızlar Aman Dikkat! Haberiniz olsun “Kamera Takılmış.
Buraya aga arı kovanları yerleştirmiş ve daha önce hırsızlık vakaları vuku bulmuş olmalı ki böyle bir uyarı levhası yerleştirmeyi münasip görmüş. Kamera takıldı mı? Takılmadı mı? bilinmez.

image

Eseçe piknik alanına gelmeden sola doğru saptım.

image

Buradan da yaldır yaldır bayır aşağı saldım. Buradan inecek olursanız dikkatli olun çünkü at çiftliğine gelip gidenler ve civardaki villalarda yaşanlar sebebiyle ara sıra karşıdan araç çıkabiliyor.

image

At çiftliği tabelasının gösterdiği istikamette devam edip, çiftliği geçtikten sonra sola doğru saptım.

image
image

Bazıları biçilmiş Buğday ve Ayçiçeği tarlaları arasından devam ettim.

image

Kaymakamlar deresinin civarda pek çok kolu olduğundan haliyle yol boyunca defalarca küçük iniş-çıkışlar oluyor. 

image


Olurda bu yazıyı okuduktan sonra buralara gelmeye niyetlenirseniz aşağıda paylaştığım güzergâhı takip etmenizde fayda var zira herhangi bir yol ayrımını kaçırmanız halinde yolun sizi nereye çıkaracağı belli olmaz. Buralarda şöyle kötü bir durumla karşılaşmanız kuvvetle muhtemel ya yolunuzu Otoyol ya Değirmenköy göledi ya da köprü olmayan bir dere yatağı kesebilir. Sonra bizin yıllar önce tecrübe ettiğimiz gibi ayçiçeği buğday tarlaları arasında yol arayabilirsiniz. Pek hoş olmuyor emin olun.

image

Belki buğdaylarla birlikte erken biçilecek (kafası kesilecek) ama asla diğer tarlalarındaki ayçiçekleri gibi yan yana dirsek temas aralığı hizaya girmeyecek.

image

Biraz iniş biraz tırmanış derken Değirmenköy Barajı karşıda göründü. Şimdi aşağıya doğru inmenin zamanı sonra tekrar tırmanacağım.

image

En son Değirmenköy barajına 2011 yılında gelmiştim o zaman etrafında tel örgü çit yoktu.

image

Gerçi çit olması pek bir şey değiştirmemiş. Zamanında insan eliyle yapılmış dünyanın en büyük savunma hattı Çin seddini aşan bir ecdadın torunlarını bu çitin durdurmasını beklemek çok saçma. Adamlar bildiğin çitin ardına çadır kurmuş, balık tutmanın yasak olmasına rağmen sağda solda balık tutan gırla. Belki ramazan ayı olmasa içen, sıçan bol olur bu mıntıkada.  

image

Değirmenköy Göledini ardımda bırakıp Değirmenköy ile Çerkezköy’ü birbirine bağlayan karayoluna ulaşarak sola saparak 100-150 metre ilerledikten sonra Çanta’ya giden yola saptım. Siz eğer yorulduysanız sağa saparak Değirmenköy’e oradan da anayolu kullanarak Çorlu’ya dönebilirsiniz.

image

Bisiklet turunu burada bitirdiğimi sanmayın. Hatta turu bir tık yukarı taşıyarak rüzgar canavarlarına Don Kişot edasıyla FPS (First Person Shooter) tarzı savaş açtım. :)

image

Sıradaki Gelsin.

image

Bugün bir şey daha öğrendim. Soğuk ve karlı havalarda türbinlerin kanatlarından buz düşebiliyormuş.

image

Bu tur benim için çok faydalı oldu. Hem daha önce gelmediğim hem de daha sonra gelip keşif yapabileceğim birçok yer görme fırsatım oldu.

image

En yüksek noktaya çıktığımda keyfime diyecek yoktu. Uzun zamandır niyetlendiğim bir şeyi gerçekleştirmenin anlatılmaz bir mutluluğu var. Evvelce birkaç defa planlamış olsam da ertelemek zorunda kalmıştım.

image
image
image

Bulunduğum noktada (Karaköy tepe) çok evvel zamandan kalma gözetleme amaçlı kullanıldığını tahmin ettiğim bir Tümülüs var. Silivri, Marmara Ereğlisi ve Çerkezköy’e hâkim bir yerde son derece stratejik bir konuma sahip bu sebeple yakın geçmişte burada bir jandarma karakolu varmış ama terk edilmiş.

image

Şimdilerde gözlerden uzak bir yer olduğundan pek çok yerde kaçak kazılar yapılmış.

image

Bozuk yoldan yaldır yaldır aşağıya inmek son derece eğlenceliydi, tabiî ki bir o kadar da tehlikeli.

image

Tarla yollarından bir süre sonra asfalt yola çıkarak Çanta’ya yöneldim.

image

Karaköy tepe 260 metre rakım ile fazla bir yüksekliğe sahip değilmiş gibi gelse de denizi seviyesinden bakınca göze oldukça yüksek geliyor.

image

Çanta’da bisküvi, çikolata ve soda alarak gıda takviyesi yaparak bir süre dinlendim. Daha sonra Çanta’dan çıkışta ana yoldan karşıya aşağı doğru giden yoldan sahile indim. Amacım yolu biraz uzatarak Gümüşyaka, Sultanköy, Marmara Ereğlisi üstünden Çorlu’ya dönmek. Ha karşıya geçmeyip sağa dönerek en kısa şekilde Değirmenköy, Seymen üstünden de gidilebilir.

image

Marmara Ereğlisi’ne geldikten sonra Yakuplu köyüne giden köy yoluna girerek Çorlu’ya doğru devam ettim. Bu arada rotayı telefonumda wikiloc uygulaması kayıt ettiğim için GPS ve Veri kullanımı sebebiyle telefonum kapandı. Rotanın geri kalanını bilgisayarda elimle çizerek ilave edeceğim

image

Hava kararıyor olsa da endişeye mahal yok çünkü hani memleketin muhtelif yerlerinde kimilerinin dövmek için haldır haldır aradığı adamların yaptığı geceyi gündüz eden farım var. (Made in China)

image

Gün dönerken geceye Gündöndüler nereye bakacaklarını şaşırmış bir halde şaşkın ve muhakemesiz.

image

Saat 21:00 e gelirken Yakuplu köyünü geçerek Şahbaz köyüne geldim. (Bu fotoğrafı da telefonumun şarjı ve saatim olmadığı için fotoğraf makinesiyle öylesine saati öğrenmek için çektim.)

image

Yaklaşık bir saat sonrada Çorlu-İstanbul karayolunu kullanarak İl olmak için can atan muhteşem şehrimiz (şehir demeye pek dilim varmıyor ama bina ve insan yığını demek daha doğru olur.) Çorlu’ya geri geldim.
“Yuhuu!! Sanayi atıklarıyla kirlenmiş deresiyle ve doğasıyla zehirlenip ölmek ne güzel.”  
Tüm fotoğraflar için GGYİSS Facebook sayfasını ziyaret ediniz.
Bu yazıyı *.PDF formatında okuyabilir yada indirebilirsiniz.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.