Header Ads

2016/09/29 Sarılar-Yenice Karatepe Keşif Turu




Çorluda bir yığın MTB kullanıcısı olmasına karşın biride çıkıp “-şurada böyle bir yer var.” diye yazmıyor. Zaman, zaman bazı iletilere denk gelsem de hep birilerinin ön plana çıkma gayretinden öteye gidemeyen goygoydan başka maksadı olmadığını düşündüğüm faydasız şeyler. Belki farklı mecralarda paylaşıyor olabilirler ama bana pek denk gelmiyor. Pek çok zaman olduğu gibi yine keşif işleri bana kaldı. İş başa düştü ne diyeyim.

Bu yazımda hem biraz faydalı olayım hem de şu küçük işleri birazda ben büyüteyim dedim. Şaka bir yana yazmaya, paylaşmaya değer şeyler bulmasam yazmazdım elbette. Ben bazı şeyleri facebook.com un tozlu zaman tünellerinde kaybolmayacak kadar kıymetli buluyorum.

Farklı sosyal platformlarda paylaşım yapıyor olsam da yazmaktan keyif aldığım ve kendimi en iyi şekilde ifade ettiğimi düşündüğüm samimi ve özgür platformun dijital çöplüğüm ferdimen.com olduğunu söylemeliyim.


Bugün daha önceden zaman darlığı sebebiyle kısmen keşfini yaptığım Sarılar köyüne doğru Çorlu deresi ve demiryoluna paralel ilerleyen yolutakip ederek daha da ilerilere gitme amacıyla yola düştüm.


Civarda bulunan terk edilmiş çiftlikleri ve insan eli ile kirletilmiş Çorlu deresinin üzerinden geçen yıkılmaya yüz tutmuş köprüyü geçerek daha önce gelip geri dönmek zorunda kaldığım demir yoluna geldim.



Burada ilginç bir şey gözüme çarptı, yolun hemen sağında kıraç tarlanın ortasında etrafındaki farklı toprak oluşumları ile söğüt ağaçları dikkatimi çekti. İstisnalar olsa da benim literatürümde söğüt ağacı her zaman su kaynağı demektir. Beklide orada bilmediğim bir çeşme vardır kim bilir. Gitmeden bilemem. Çeşmeler özel ilgi alanım olduğundan hemen oraya doğru pedal çevirdim.



Fakat bir miktar ilerledikten sonra havası inen ön lastiğe bakarken bu sene deve dikeni rekoltesinin buralarda oldukça fazla olduğunu fark ettim. Bence 8-10 tane diken bir lastiğe fazla. Her neyse içinde lastiği patlamalara karşı dayanıklı kılan sıvı bulunan kendini tamir eden iç lastikkullandığımdan sadece dikenleri temizleyerek hiç uğraşmayarak bisikleti olduğu yerde bırakarak yürüyerek hedefime devam ettim. Bu arada da lastiğin kendi kendini tamir edeceği kanaatindeydim.

Dipnot: her ne kadar suçu dikene yüklemiş olsam da lastiğin patlamasının diğer bir önemli sebebi fukaralığım sebebiyle değiştirmeyi ertelediğim aşınmış dış lastiğin olduğunu itiraf etmeliyim.


Ürün yerleştirme gibi görünsede reklam değil tamamen memnuniyettir.. :)


Birde gittim ne göreyim, buralarda şenlik var. :) abov burası tam bir gizli cennetmiş ya. Ben çeşme ile karşılaşmayı beklerken karşımda göl buldum. Çok şaşırdım.


Ne kadar doğal bir göl olmasa da hafif meyilli arazide iki tarafı toprak set ile çevrilerek oluşturulmuş vaha niteliğindeki yapay göl; suyun nasıl hayat kaynağı olduğunu ve bulunduğu yeri nasıl değiştirebildiğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Neredeyse bir adım ötesi çöl burası göl.


Bu güzelliğin bir süre keyfini çıkarttıktan sonra beni bekleyen ertelediğim dertlerim ile yüzleşmek üzere bisikletimin başına döndüm. Geçen süre zarfında iç lastik vazifesini layığı ile yerine getirmişti. Hemen pompa ile şişirerek yolculuğuma kaldığım yerden devam ettim.


Bu arada da bir Kamu spotu çakayım. Tedarikli olmak yanında iç lastik, pompa alet edevat taşımak her zaman hayat kurtarır gençler. Yoksa dağ başında haliniz duman olur.


Etraftaki çiftlikleri geçerek 1,5 kilometrelik tırmanıştan sonra Sarılar-Çorlu kara yoluna doğru devam ettim. Bu arada çitliklerde köpekler mevcut. Tehlikeli sayılabilecek iri yarı olanlar bağlı olsa da ufak tefek köpekler bağlı değil ve kafa şişiriyorlar. Gündüz gözü ile tehlikeli görünmeseler de hava karardıktan sonra sıkıntı yaşamak kuvvetle muhtemel.



Rampayı çıkarken daha öncede dikkatimi çektiği üzere etrafta bolca anız yakan geri zekâlı mevcut. Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri, Jandarma ve özellikle Sarılar muhtarının vazifesini tam manasıyla gerine getirdiği şüpheli gözüküyor. Ha bu arada göz bebeğimiz itfaiye mensupları ne yapıyor derseniz yolculuğumun ilerleyen zamanlarından birkaç tanesini Yenice köyünde çok ulvi bir mesele ile meşgul olduklarına şahit oldum.

İş mi? lan bu!
Etraf cayır, cayır yanarken herifler cami minaresini boyayan boyacılara merdiven tutuyordu.
Vazife aşkı dedikleri bu olsa gerek.


Sarılar-Çorlu karayoluna çıktıktan sonra geniş bir alana yayılmış meyve bahçeleri sebebiyle yol bulmakta zorluk çektim. Çorlu istikametinde gitmeyi planladığım yere yol olmadığını bildiğimden yol bulma umudu ile Sarılar köyüne doğru devam ettim.


Meyve bahçelerinin çitinin dışında kalan gördüğüm ilk yola girerek nereye doğru gittiğimi bilmeden Yenice’ye doğru devam ettim. Bu arada bu yol gittiğim istikamette 6 kilometre iniş olduğundan gayet keyifli, tam tersi farklı olabilir.


Çorlu MTB camiasında bu yolu tanıtmayı bir borç bilerek, onlara yeni bir güzergâh kazandırmanın onuru ve gururu içinde Yenice köyüne kadar yaldır, yaldır indim. “Gençler arada bu yollara da girin.”


Yenice köyüne geldikten sonra bu civarda keşfetmeyi arzuladığım pek çok yer olmasına rağmen havanın yakında kararacak olması sebebiyle mecburen karayolunu kullanarak Karatepe istikametinden Çorluya doğru devam ettim.


Balabanlı rüzgar türbinleri istikametinden güneş batıp gökyüzü kızıla boyarken içimde tez zamanda Yenice, Deregündüzlü, Maksutlu ve Karaevli civarına tekrar gelmeye dair hayallerin ilk filizleri yeşermekteydi.


Yeri ve zamanı gelmişken küçük bir not: Karatepe civarına geldiğinizde eğer zamanınız varsa bu noktadan sonra daha önce paylaştığım rotadandevam ederek keyfinize keyif katabilirsiniz. Wikiloc.com da paylaştığım rotaların haricinde wikimapia.org adresinde paylaştığım Çorlu ve civarındaki dere-tepe patika-toprak yol, çayır-bayırın çeşme vs. bulunduğu yenilerini keşfettikçe ekleme yaptığım hangi yolun nereye gittiğini görebileceğiniz harita işinize yarayacaktır.



Gün dönerken geceye yoğunlaşan trafikle cebelleşerek Çorlu’ya gelmeyi başardım. Geldiğime sevindiğimi söyleyemem ama yapacak başka bir şey yok.

“Döneceğiz döneceğiz aynı yere geleceğiz.”


Tüm fotoğraflar için GGYİSS Facebook sayfasını ziyaret ediniz.
Bu yazıyı *.PDF formatında okuyabilir yada indirebilirsiniz.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.