Header Ads

2012/05/19 İç ve Batı Anadolu Turu (8.gün)



Olacaklardan habersiz sabah erken kalkarak 19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramı kutlamalarına katılmak üzere minibüsle yola çıktık.
Kapıdan çıkarken bizden sıkılmış olmalarından mı? Başka planları olmasından mı bilinmez. Bize yöneltilen “-Kısmetse yolculuk ne zaman?” sorusu kafamızı biraz bulandırmıştı. Ben bu soruyu fazla umursamasam da minibüs ile gökkuşağı kavşağına geldiğimizde X beyin benim fikirlerimi hiç önemi yokmuşçasına fevri davranarak programımızı iptal ederek, bisikletlerimizi ve eşyalarımızı almak üzere Etimesgut’taki arkadaşımızın ailesinin evine geri dönmemize sebep oldu.

Zaten normalde yarın sabah Ankara’dan ayrılacak olmamıza rağmen Çorlu’dan arkadaşımızın ailesine durumumuzu tam olarak anlatmamasından dolayı yaşadığımız belki yanlış anlaşılma, beklide kasıtlı tutum ya da X beyin beklenmedik davranışları yola çıkış tarihimizi öne çekmek zorunda kaldık.

Hatta bu yaşadığımız tatsızlıklar Çorlu’da arkadaşın ailesine hakaret ettiğim iddia edilerek asılsın dedikodulara bile konu olmuş. Kim uydurduysa artık…

Benim şahsi fikrime göre ailesinin yanında kalmamız yönünde ısrarcı olan arkadaşın Ankara’da ailesinin yanında yaşadığı mülayim hayatın aksine Çorlu’da yaşadığı son derece özgür ve modern yaşam tarzı bizi yanıltmış olmalıydı.
Biz yanında kalacağımız aileyi tıpkı arkadaşın Çorlu’da olduğu gibi yenilikçi ve modern bir aile olacağını düşünürken tutucu bir aile ile karşılaşmıştık. İşin aslı böyle olacağını bilseydik her ikimizde parkta yatar kimseye eyvallah etmezdik.

Lafa geldi mi mangalda kül bırakmayanlar en yalın anlatım ile bizi S*ktir etmekten beter ettiler.
Neymiş efendim “-Biz misafiri çok severiz.” Neymiş efendim “-Gerekirse yüreğimizi çıkartır misafiri yatırırız” vs. vs. gibi cafcaflı cümleler.

Onların iyi yetiştirdikleri örnek oğulları bizim gibi çapulcularla nasıl arkadaşlık etmiş olabilirdi.

Eşyalarımızı alıp çıktıktan sonra gökyüzündeki her ikimizde kuşlar kadar hür, meraya salınmış bir beygir kadar mutluyduk.



Kutlamalara katılamadığımız için kendi kutlama planımızı kendimiz yaptık.
Devlet mezarlığı, Atatürk evi ve Anıtkabir’i ziyaret ettik.



Bisikletlerimiz ile Anıtkabir’e giremediğimiz için hemen kapının karşısında bulunan apartmanda oturan Esen ağabeye bisikletlerimizi emanet edip Anıtkabir girdik. Yedinden yetmişe her yaştan insanı burada gördükçe gelecek için ümitlendim.



Ardından artık Ankara’da kalacak bir yerimiz olmadığı için rotamızı Konya olarak belirledik.



Gölbaşını 10 kilometre kadar geçtikten sonra petrol istasyonunda kamp kurmaya karar verdik. İstasyonda pompacı olan Burhan ağabeyin yardımı ile açık alan yerine içi boş kullanılmayan lokanta binasının içine çadır kurduk.



Daha önceden Sivrihisar-Polatlı arasında satıcıdan rica ile aldığımız patates ve soğanı ve burada bulduğumuz sıvıyağ, ocak ve odun ile birlikte kendimize bedavadan bir yemek yaptık.
Ayrıca mekândaki elektrik ve aydınlatma piyango gibi geldi.

Daha sonra Burhan ağabey ile çay içip sohbet edip 21.00–22.00 gibi yatıp uyuduk.


Tüm fotoğraflar için GGYİSS Facebook sayfasını ziyaret ediniz.
Bu yazıyı *.PDF formatında okuyabilir yada indirebilirsiniz.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.