Header Ads

2019/08/03 Ergene ~ Ahmetbey ~ Evciler Göleti



Aslında uzun zamandır Monapetra kayalıklarına gitmeyi planlıyordum. Bu güne kadar türlü sıkıntılar sebebiyle bir türlü gerçekleştiremedim. Çünkü gidiş dönüş mesafesi tek güne sığmayacak kadar fazla idi. Orman yollarını da tam olarak bilmediğim için yapmayı planladığım tur çoğunlukla keşif havasında olacağından zaman kaybetmem muhtemeldi. Akşam hava kararmadan ormanlık bölgeden çıkabilmek için yakınlarda bir yerlerde kamp kurarak sabah erkenden ormanın içlerine doğru girmem gerekiyordu.

Ayrıca nisan ayında Şafak ağabey ile Muğla-Denizli-Aydın civarında yaptığımız 360° Bozdağ turundan geldiğimden beri dağ bisikletimin hidrolik fren, ruble ve zincirinde sıkıntılar vardı. Birde araya o zamandan bu zamana diğer bisikletim ile yaptığım Kurtuluş (Ata) yolu bisiklet turu girince bu sıkıntıları çözmek bu günlere kaldı.

Bisikletimin teknik sıkıntılarını çözdüğüm bu günlerde Lüleburgaz Hedef Doğa Sporları Grubunun düzenlediği Evciler Gölet’i kampı etkinliğini görünce zihnimin derinliklerindeki Monapetra turu planı su yüzüne çıktı. Bu etkinlikte Lüleburgazlı arkadaşlar için Evciler göledi nihai hedef olabilirdi ama benim için daha ilerilere gitmemi sağlayacak bir sıçrama tahtası olacaktı.

Bilmediğim bu coğrafyaya doğru pedal basmadan evvel rota çalışmalarımı tekrardan gözden geçirdim. wikiloc.com da yaptığım araştırmalara dayanarak buralara bisiklet ile girilip girilemeyeceği yönünde endişelerim vardı. Çünkü bu konumda şimdiye kadar paylaşılmış bir bisiklet rotasına denk gelmedim, paylaşılan rotaların tümü yürüyüş rotasıydı. Yürüyüşçülerinde mevcut yolları kullanıp kullanmadıklarını da bilmiyordum. Onların ilerlediği rotada bisikletle ilerlemem mümkün olmayabilirdi. İşimi şansa bırakamazdım.

Gözüme kestirdiğim bir rotanın sahibi Ersin Esen’e bir e-posta göndererek bu rotayı dağ bisikleti ile yapıp yapamayacağımı öğrendim.

Ayrıca gitmeyi planladığım bu bölgenin uydu görüntülerine bakarak muhtemel yolların gpx kaydını oluşturup navaraysan cihazına yükledim.

Aslında bu kampa Çorlu’dan birkaç bisikletli arkadaşta gidiyordu. Birbirimizle haberleşmiş olmamıza rağmen beraber gitmek için sözleşmedik. Onlar sabah erken yola çıkarak hava sıcaklığı yükselmeden kamp yerine varma niyetindeydiler. Bense biraz daha geç yola koyulup saat 09:00 dan sonra esecek olan rüzgârın gücünü arkama alıp yolculuğumu daha kolay kılma niyetindeydim.

Beklenen gün geldiğinde saat 08:00 civarı yola koyularak E-5 karayolu kullanarak Marmaracık, Ulaş, Vakıflar’a kısa bir sürede vardım. Hatta ilerleyen dakikalarda rüzgârında çıkması ile hızımı alamayıp Misinli sapağını kaçırıp Muratlı sapağına doğru Kırklareli il sınırına vardım. Neyse ki yaptığım hatanın farkına çabuk varıp doğru yolu bulup Misinli’ye doğru yolu doğrulttum.

Misinli, İğneler, Pınarbaşı, Paşaköy güzergâhını kullanıp Ahmetbey’e vardım.

Burada hiç zaman kaybetmeden kısa bir sürede Sütlüce, Cevizköy’e kadar ilerledim. Buraya kadar bu kadar kısa zamanda gelmiş olmam beni oldukça şaşırttı doğrusu.

Tozaklı’ya doğru giderken yol üstündeki Cevizköy şehitliğine kısa bir mola vererek, özgürlük ve bağımsızlığımız için canlarını ve kanlarını feda etmiş olan aziz şehitlerimizi andım.
1912 yılında balkan savaşı esnasında bozulan bulgar kuvvetleri, Kanlımeşe şehitlik hattındaki mevzilerde tutunamayıp geri çekilmek zorunda kalmışlar, kanlı çatışmalarda yaralanan bulgar askerleri geri çekilme esnasında yanlarında bulunan makineli tüfekle 85 kişilik Türk birliğinin hepsini şehit etmişlerdir. Bulgar askerleri şehitliğin hemen kuzeyinde bulunan kanlımeşe civarında arkadan gelen Türk birlikleri tarafından yakalanıp Kanlımeşe’de asılarak idam edilmişlerdir.
Bu anıt 1986 yılında Balkan harbince şehit olan 85 Mehmetçiğin anısına dililmiştir.

Tozaklı, Poyralı’ya kadar saatte 20 kilometre olan hızımı muhafaza etmiş olsam da öğlen sıcağının bastırması, karnımın acıkması, yorgunluğumun ve eğimin artması sebebiyle git gide bu ortalama düşmeye başladı.

Poyralı’da bir şeyler alıp atıştırdıktan sonra saat 14:00 civarında İslambeyli üzerinden Evciler’e vardım.

Kamp alanına 14:30 gibi gelmiş olsam da huzurlu bir gece geçirmek için diğer katılımcıların gelip çadırlarını kurmalarını bekledim, daha sonra sakin bir yere çadırımı kurdum. (Bunlar hep taktik, öğrenin bunları.)

Hava kararana kadar kamp alanında sohbet muhabbet vakit geçirerek, hafif çisemeye başlayan yağmurdan korunmak için erkenden çadırıma çekilip bir sonraki gün için dinlenmeye çekildim.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.